Bu nedenle, renkler bir odada gördüğümüzden çok daha fazlasını anlatır; sıcaklık, sakinlik ya da hareket duygusunu doğrudan renk kurar. Şifonyer konusunda palet seçimi bu yüzden dekorasyonun en kritik aşamalarından biri. Hangi tonun hangi odada işe yaradığını örneklerle açıklıyoruz.
Özetle, ıklim, mimari doku ve yerel malzeme gelenegi, ayni cozumun her sehirde ayni sonucu vermemesine yol acar. Nemli sahil sehirlerinde masif ahsap oynayabilirken, kurak ic bolgelerde derz ve ek yerleri catlayabilir. Mersin icin secim yaparken once yerel usta pratigine kulak vermek zaman kazandirir.
Genellikle, tedarik zinciri de bolgeye gore degisir; bazi sehirlerde mermer ve tas islemeciligi guclu, bazilarinda dokuma ve hasir uretimi one cikar. Bu yerel guclu yani kullanmak hem maliyeti dusurur hem de mekana yoresel bir karakter kazandirir.
Akustik ozellikle acik planli evlerde ve ev ofisi kullaniminda belirginlesir. Ses yansimalarini kirmak icin karsilikli iki bos duvardan birini tekstil veya panelle yumusatmak yeterlidir.
Öte yandan, sert zemin ve cok sayida cam yuzey, mekanda yankiya yol acar ve evi soguk hissettirir. Kalin hali, dokuma perde ve dolu kitapliklar sesi emerek konforu ciddi olcude artirir.
Kural olarak, her evin kosullari farklidir, bu yuzden genel yanitlari kendi metrekareniz ve butceniz uzerinden yeniden degerlendirmek gerekir. Şifonyer konusunda emin olmadiginiz noktada kucuk bir deneme uygulamasi yapmak en guvenli yoldur.
Çoğu durumda, moda olan her detayi ayni mekanda toplamak yerine bir ya da iki guclu vurgu secmek daha akilli bir yol. Şifonyer ile ilgili kararlarda gecici hevesleri kucuk aksesuvarlara, kalici tercihleri buyuk parcalara birakabilirsiniz.
Bu nedenle, bir mekanin konforu, icinde nasil yurudugunuzle olculur. Ana gecis akslarinda en az altmis santim serbest genislik birakmak, gunluk kullanimda buyuk fark yaratir.
Çoğu durumda, simetri huzur, asimetri hareket hissi verir; ikisini ayni evde farkli odalarda kullanmak dengeli bir bütün olusturur. Yukseklikleri kademelendirmek de goz akisini dogal hale getirir.
Son dönemde tek kullanımlık ve hızlı tüketilen ürünler yerine onarılabilir, parçası değiştirilebilir mobilyalara yöneliş belirgin biçimde arttı. Doğal dokular, toprak tonları ve yumuşak hatlı formlar öne çıkarken, aşırı minimalizm yerine kişisel objelere yer bırakan daha sıcak düzenlemeler tercih ediliyor. Aydınlatmada ise tek tavan armatürü yerine katmanlı çözümler standart hâline geldi.
Çoğu senaryoda, sağlıklı bir aydınlatma planı genel, görev ve vurgu olmak üzere üç katmandan oluşur; sadece tavan lambasına güvenmek mekânı düz ve soğuk gösterir. Okuma köşesine ayaklı lamba, mutfak tezgâhına bant aydınlatma, raf ve tabloya spot eklemek derinlik yaratır. Ampullerde 2700 ile 3000 kelvin aralığı yaşam alanları için daha huzurlu bir atmosfer sunar.
Çoğu durumda, mutfak tezgahı kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Kısa ömürlü ucuz parçalar yerine tamir edilebilir, parçası değiştirilebilen mobilyalar uzun vadede hem bütçeye hem çevreye daha az yük bindirir. Sertifikalı ahşap, geri dönüştürülmüş cam ve metal, doğal lifli kumaşlar ile düşük uçucu bileşen içeren boyalar iç hava kalitesini de korur. Elden çıkarılacak eşyaları onarıp yeniden kullanmak veya bağışlamak, döngüyü kapatan en etkili adımdır.}
Ayrıca, şifonyer konusunda atacağınız ilk adım, evinizin size verdiği ipuçlarını dinlemek olsun; geri kalanı zamanla kendiliğinden yerine oturur.