Genel olarak, evlerin dekorasyon anlayışı son yirmi yılda köklü biçimde değişti; ağır ve kalabalık düzenlerin yerini sade kurgular aldı. Ev dekorasyon konusunda bugün geldiğimiz nokta, bu dönüşümün doğal bir sonucu. Değişimin nedenlerine ve bugüne yansımalarına birlikte bakalım.
Sıklıkla, nemli mekanlarda malzeme secimi estetikten once gelir; su itici yuzeyler ve nefes alan boyalar uzun vadede tasarrufturur. Mobilyayi duvardan birkac santim ayirmak bile hava sirkulasyonunu belirgin sekilde iyilestirir.
Bu noktada, ev dekorasyon konusunda yapilacak degisiklikler tasiyici sistemi, ortak alanlari veya dis cepheyi etkiliyorsa izin gerektirir. Kat mulkiyeti mevzuati kapsaminda ortak alanlarda yapilan mudahaleler icin kat malikleri kurulunun karari aranir. Kiraciysaniz mal sahibinden yazili onay almak sonradan cikacak anlasmazliklari onler.
Ev dekorasyon ile ilgili tesisat ve elektrik islerinde yetkili kisilerle calismak yalnizca guvenlik degil, ayni zamanda sigorta acisindan da onemlidir. Belgesiz yapilan mudahaleler hasar durumunda tazminat hakkini zayiflatabilir. Yapilan islerin fatura ve sozlesmelerini saklamak her zaman lehinize olur.
Ev dekorasyon ile ugrasirken en yaygin hata, tek bir gorselden ilham alip mekanin kendi kosullarini yok saymaktir. Farkli bir isik acisinda ve farkli olculerde ayni sonuc elde edilmez. Ikinci sik hata ise her kosede birbiriyle yarisan cok sayida odak noktasi olusturmaktir.
Pratikte, devrilme riski, ozellikle yuksek ve dar govdeli mobilyalarda ciddi bir tehlikedir; duvara sabitleme aparatlari cogu urunle birlikte gelir ve mutlaka kullanilmalidir. Priz yuku, uzatma kablolarinda toplandiginda isinma ve kivilcim riski dogurur. Elektrikli isiticilarin cevresinde en az bir metrelik bos alan birakin.
Goze hos gelen mekanlarin arkasinda cogunlukla basit oran kurallari vardir: bir odak, ona esli iki tamamlayici ve bos birakilmis nefes alanlari. Her seyi esit buyuklukte dagitmak monotonluk yaratir.
İlk bakışta, ev dekorasyon konusunda saglikli bir sonuc almanin yolu, uygulamayi asamalara bolmekten gecer. Once zemin ve duvar gibi sabit yuzeyler, ardindan mobilya yerlesimi, en son da tekstil ve aksesuar tamamlanir. Her asama bitiminde geri cekilip mekana butun olarak bakmak, kucuk sapmalari erken fark etmeyi saglar.
Çoğu zaman, ev dekorasyon ile ilgili calismaya baslamadan once mekanin olculerini kagida dokmek ve mobilyalarin yerlesim akisini belirlemek gerekir. Plan netlestikten sonra malzeme listesi cikarilir ve uygulama sirasi en kaba isten en ince detaya dogru kurgulanir. Bu sira korundugunda hem zaman hem de butce kaybi ciddi olcude azalir.
Dijital pano kadar fiziksel numune de onemlidir; kumas parcasi, boya karti ve ahsap ornegi ayni isik altinda degerlendirilmelidir. Bir hafta boyunca panoya bakip hala hoslaniyorsaniz secim kalicidir.
Sıklıkla, dagilmis fikirleri tek bir gorsel panoda toplamak, karar vermeyi hizlandirir. Renk, malzeme ve mobilya gorsellerini yan yana getirdiginizde uyumsuzluklar satin almadan once ortaya cikar.
Perde, halı, yastık ve örtü gibi tekstiller mekânın sıcaklığını belirlediği için dokusu ve gramajı öncelikli ölçüttür. Sık kullanılan alanlarda yıkanabilir, solmaya dayanıklı ve leke tutmayan kumaşlar tercih edilmeli. Aynı ortamda en fazla iki üç farklı doku birleştirmek, görüntünün dağınık durmasını engeller.}
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
İlk bakışta, yükseklik çoğu evde en az kullanılan kaynaktır; tavana yakın raflar, kapı üstü dolaplar ve dikey kitaplıklar taban alanını meşgul etmeden ciddi hacim kazandırır. Sandıklı puf, çekmeceli karyola ve kapaklı sehpa gibi çift işlevli parçalar dağınıklığı görünmez kılar. Sık kullanılmayan mevsimlik eşyaları kapaklı kutularda etiketleyerek saklamak, dolap içi düzeni kalıcı hale getirir.}
Dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Bu noktada, Hatay gibi ışığın ve nemin belirleyici olduğu yerlerde, malzeme seçimini estetiğin yanı sıra dayanıklılık üzerinden değerlendirmek gerekir.